Skip to main content

Sosyalist Kadınların Portreleri

Melisa Damla Telli

Flora Tristan (1803-1844)

Flora Tristan, Fransa’da doğmuş bir ütopik sosyalist ve kadın hakları savunucusu. Zengin bir ailede doğuyor ama küçük yaştayken babasının ölümüyle miras haklarından yoksun kalıyor ve yoksul bir çocukluk geçiriyor.[1] Genç yaşta zorla evlendiriliyor, üçüncü çocuğuna hamileyken dönemin yasaları boşanmasına izin vermediği için kocasından kaçıyor. Flora Tristan, Fransız Devrimi kazanımlarının geri alındığı, kadınların haklarının kısıtlandığı, kadının kocasına bağımlı olduğu bir dönemde yaşıyor.[2] Bu dönemde bütün Avrupa’da zorlu yaşam ve çalışma koşulları hakim.[3]

Flora, kaçtıktan sonra İngiltere’ye giderek hizmetçi olarak çalışıyor. İlerleyen yıllarda kızına cinsel tacizde bulunan kocasını, kızının vasiliğini alabilmek için mahkemeye veriyor ve kocası, Flora’yı öldürme girişiminde bulunuyor.[4] Bu olaylar sonrasında kızına şu yemini ediyor: “Sana yemin ederim ki senin için daha iyi bir dünya yaratmak uğruna savaşacağım, sen ne köle olacaksın ne de parya.”[5] Flora Tristan, İngiltere’deyken fabrika, getto, hapishane ve genelevlere gidiyor, işçi mahallelerinde bulunuyor, buralarda röportajlar yapıyor ve gözlemlerini yazıyor.[6] Bunları yazdığı Londra Gezileri adlı eserinde aristokratlar ve fabrika sahiplerinin yaşantısıyla işçi mahallelerindeki koşullar arasındaki ayrımın altını çiziyor; çocuk işçilerden, sosyal yardımın yokluğundan, fuhuşun kapitalizmle ilişkisinden bahsediyor.[7]

İngiltere’den döndükten sonra, Komünist Manifesto’nun yayımlanmasından 5 yıl önce, 1843 yılında, İşçi Birliği adlı eserini kaleme alıyor. Bu eserde işçi sınıfının kurtuluşu için somut önerilerine yer veriyor ve eser bunu yapan ilk çalışmalardan biri sayılıyor.[8] “Tek tek olduğunuz zaman güçsüzsünüz, sizi ancak birleşmek güçlü kılar.” diyerek işçilerin örgütlenmesi gerektiğini söylüyor; işçiler için dinlenme ve örgütlenme yeri olan, çocuklar için okullar ve yaşlılar için özel yurtları bulunan işçi sarayları kurulmasını öneriyor.[9] Bu eserde işçilerin kurtuluşu ve kadın sorununu birlikte ele alıyor, işçiler ve kadınlar arasında ezilen olmaları üzerinden benzerlik kuruyor. Kadınların kurtuluşu için eğitim ve çalışma hayatında eşitlik, eşit ücret, eş seçebilme özgürlüğü ve boşanma hakkı, bekar annelere ve evlilik dışı çocuklara yasa önünde eşitlik gibi taleplerde bulunuyor.[10] Flora Tristan, işçi sınıfını farklı bir sınıf olarak tanımlayan ilk ütopik sosyalistlerden sayılıyor ve kadınların özgürleşmesi için yürüttüğü mücadeleyle önemli figürlerden biri hâline geliyor.

Louise Michel (1830-1905)

Paris Komünü’nün öncü isimlerinden biri olan Louise Michel, yaşamı boyunca işçi ve kadın hakları için mücadele eden, anarşist hareket içerisinde yer alan bir kadın. Komün sırasında kurulan Kadınlar Birliği’nin öncülerinden oluyor, burada kadın işçilere daha iyi çalışma koşulları sağlanması için çalışıyor.[11] Bu süreçte toplantılara kadınların alınmamasına karşı büyük bir mücadele yürütüyor.[12] Akademide öğretmenlik eğitimi alıyor ancak III. Napoleon’a bağlılık yemini etmeyi reddederek saray yönetimine karşı çıktığı için devlete bağlı okullarda öğretmenlik yapması yasaklanıyor.[13]

Her alanda kadınların erkeklerle eşit temsili, eşit ücret hakkı, kadın işçilerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi gibi talepleri dile  getiriyor. Evliliği ticari bir ilişki olarak tanımlayarak özgür olmak için evlenmeyi reddettiğini söylüyor.[14] İmzasını taşıyan Anarşistler Bildirisi[15] onun önemli bazı görüşlerini yansıtıyor. Bu bildiri düşünce özgürlüğü ve eşitlikten bahsederek eşitliği özgürlüğün bir ön koşulu olarak tanımlıyor. Louise Michel ayrıca kadınların özgürleşmesi için de mücadele veriyor, eşitlenmeden özgürleşemeyecek olan kadınların toplumda yaşadığı ezilmenin, baskının ve ev içindeki yoğun iş yükünün altını çiziyor. Louise Michel erkeklerin bu ezilmedeki rolünü şöyle vurguluyor:

...kadınların bedbahtlığı hiçbir şeyle mukayese edilemez. Sokakta maldır; mezardan farkı olmayan manastırlarda cehalet elini kolunu bağlar, kurallar onu bir makinenin dişlileri gibi kıstırarak, kalbini ve beynini un ufak eder. Evde ise sorumlulukları altında ezilir. Erkekler, kadınların durumunun değişmesine tahammül edemez. İşlerine ve unvanlarına el uzatılmasından tedirginlik duyarlar.[16]

Paris Komünü yıkıldığında Louise Michel de yargılanıyor ve sürgüne gönderiliyor.[17] Ancak bundan sonra da işçi hareketi ve anarşist hareket içerisinde aktif bir şekilde yer alarak, yazılar yazarak ve eğitim faaliyetlerinde bulunarak mücadelesine devam ediyor.[18]

Rosa Luxemburg (1871-1919)

Rosa Luxemburg, Rus İmparatorluğu işgalindeki Polonya’da, Yahudi bir ailenin çocuğu olarak doğuyor ve genç yaşlarda Polonya’da Proletarya Partisi’ne katılarak sosyalist bir çevreye giriyor.[19] Daha sonra tutuklanma tehlikesi yüzünden ve eğitimine devam etmek amacıyla 18 yaşında İsviçre’ye gidiyor. Polonya’da kadınların üniversitelere giremediği bu dönemde Zürih’te üniversite eğitimini alıyor.[20] Üniversiteyi bitirdikten sonra Almanya’ya yerleşiyor ve uzun yıllar çalışacağı Alman Sosyal Demokrat Partisi’ne (SPD) katılıyor.[21] Burada örgütlenme çalışmaları yürütüyor ve parti içinde tartışmalara katılıyor.

1. Dünya Savaşı öncesi partide yükselen milliyetçi ve militarist eğilimlere karşı çıkıyor ve arkadaşlarıyla beraber, sonrasında Alman Komünist Partisi (KPD) adını alacak olan Spartakist Birlik’i kuruyor.[22] Rosa Luxemburg, siyasette demokratik katılım için mücadele ediyor; sosyalizmi temel alırken bunun katı bir ideoloji olmadığını, yeniden öğrenmeyi hedefleyen ve kendini yenileyen bir dünya görüşü olduğunu savunuyor.[23] 1906 yılında hazırladığı “Kitle grevi, parti ve sendikalar” isimli broşürde kitlesel grevlerin devrime nasıl katkı sunacağından bahsediyor.[24] Rosa, kitlesel grevlerin sosyal politikalar üzerinde ve antimilitarist ideolojinin yaygınlaştırılması konusunda önemli bir rolü olduğunu söylüyor. Kitle hareketlerinin partiler tarafından planlanamayacağını savunuyor, partilerin görevinin bu hareketler doğrultusunda strateji geliştirmek ve destekçi olarak konumlanmak olduğunu düşünüyor.

1918 yılında, öldürülmesinden bir sene önce, “Toplumun Sosyalizasyonu” isimli bir makale yazıyor.[25] Bu makalede hareketin asıl amacının ekonomik ilişkilerin tamamen yeniden düzenlenmesi olması gerektiğini söylüyor. Bu doğrultuda, sosyalist bir ekonomide üretimin nasıl olması gerektiğini tartışıyor ve zenginleşme için değil, toplumun ihtiyaçlarının karşılanması için üretim olması gerektiğinden bahsediyor. Bunun olabilmesi, herkesin ihtiyaçlarının en iyi şekilde karşılanabilmesi için kaynakların emek verimliliğini artıracak şekilde kullanılması, çalışabilecek durumda olan herkesin çalışması ve çalışamayacak durumda olanların bakım sorumluluğunun üstlenilmesi, üretim araçları ve işgücünün yönetiminde idareli olunması gerektiğini söylüyor. Böyle bir toplumda işçilerin “kendi refahı ve yararı için çalışan özgür ve eşit insanlar” olacağını düşünüyor. Ancak bunun ön koşullarının “iç disiplin, entelektüel olgunluk, yüksek ahlak, dürüstlük ve sorumluluk duygusu” olduğunu söylüyor. Tüm bunların da mücadele için de öğrenilebileceğini savunuyor.

Clara Zetkin (1857-1933)

Clara Zetkin, Almanya’da sosyalist hareket içerisinde öncü isimler arasında olan bir kadın ve Alman Sosyal Demokrat Partisi’nde (SPD) aktifolarak yer alıyor. Sosyalist hareket üzerindeki baskının arttığı yıllarda Almanya’dan ayrılarak önce Paris’e, sonra Zürih’e gidiyor. Bu yıllarda işçi hareketiyle, özellikle kadın işçilerin durumlarıyla ilgileniyor.[26]

1889 yılında, Rosa Luxemburg’un da yer aldığı 2. Enternasyonal’e katılıp burada kadın işçilerin durumunu gündeme getiriyor,[27] sosyalizmin amacına ulaşması için proleter kadınların da mücadeleye katılması gerektiğini düşünüyor. Clara Zetkin, “Kadının özgürlüğü tüm insanların özgürlüğü gibi yalnızca emeğin sermayenin boyunduruğundan kurtulmasıyla olacaktır.”[28] diyerek kadın sorununun kapitalist sistem içinde çözülemeyeceğini savunuyor. Aynı zamanda sosyalist partiler ve sendikalar içinde kadınların eşit temsiliyeti için mücadele yürütüyor.[29] Aile ve çalışma hayatına dair de birçok tartışma açıyor, işçi kadınların aile içine hapsedilmesine karşı çıkıyor. 1889 yılında yazdığı “Günümüzde Kadın İşçiler Sorunu ve Kadın Sorunu”[30] isimli makale- sinde kadınların ekonomik ve toplumsal konumlarına ilişkin oldukça detaylı analizler yapıyor. Kadınların çalışmasını kadın kurtuluşunun ilk temel taşı olarak görüyor, bunun yanında ekonomik ve siyasi eşitlik için mücadele edilmesi gerektiğini söylüyor.

Almanya’ya dönüp parti çalışmalarında daha aktif rol almaya başladığı dönemde, SPD’nin kadın gazetesi olan Gleichheit’ı (Eşitlik) çıkarıyor, gazetenin yayın hayatını 25 yıl boyunca sürdürüyor.[31] Gazetede o dönemde işçi kadınların temel talepleri: “çalışma saatlerinin kısaltılması, anneler ve çocuklar için koruma kanunlarının çıkartılması, fabrikalara kadın denetimcilerin yerleştirilmesi, üretimi evinde yapan kadın işçilerin koşullarının iyileştirilmesi, …, çocuk sömürüsünün bertaraf edilmesi”[32] olarak geçiyor. Katıldığı ve çoğu zaman öncülerinden olduğu birçok konferansta kadınların oy hakkı mücadelesini, siyasi haklar bağlamında tam eşitliği, kadınların uluslararası birliğini ve savaşa karşı mücadeleyi savunuyor. 1910 yılında düzenlenen 2. Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda Clara, “eşitlik ve barış için uluslararası kadınlar günü” belirleme önerisinde bulunuyor[33]  Böylece,1857’de New York’lu kadın işçilerin grev sırasında çıkan yangında hayatlarını kaybettikleri 8 Mart’ın dünya kadınlar günü olarak kabul edilmesinde önemli bir rol oynuyor. Şu sözlerindeki barış çağrısı ve savaş karşıtlığı sebebiyle birçok kez tutuklanıyor, parti içinde sorunlar yaşıyor: “Erkekler öldürüyorsa biz kadınların görevi, yaşamı korumak için savaş- maktır. Erkekler susuyorsa bizim görevimiz ideallerimizle dolu sesimizi yükseltmektir.”[34]

Aleksandra Kollontay (1872-1952)

Aleksandra Kollontay, Çarlık Rusyası’nda doğmuş ve aynı dönemlerde yaşadığı Rosa Luxemburg’un fikirlerinden de çokça etkilenmiş olan sosyalist bir kadın. Kendi aile yaşantısında sınıf ayrımına ve yoksulluğa, savaşa ve onun etkilerine dair birçok şey gözlemliyor.[35] Sosyalizmi benimsedikten sonra Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi’nde (RSDİP) çalışmaya başlıyor.[36] Aleksandra Kollontay da 2. Enternasyonal’e ve Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı’na katılıyor, buralarda Clara Zetkin’le konuşmaları fikirlerini etkiliyor.[37] 2. Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda anne ve çocuğun korunması konulu bir rapor sunuyor.[38] İşçi kadınların durumu üzerine yazılar yazıyor, sosyalist kadınların taleplerini dile getiriyor. “Özel olarak bağımsız bir ‘kadın sorunu’ yoktur.”[39] diyerek kadın sorununu kapitalizmle birlikte ele alıyor. Aile ve annelik üzerinden tartışmalar açıyor. Kadınların özgürlüğü için komünal yaşam birimleri, ortaklaşa çocuk bakımı gibi yeni yapılar öneriyor. Burjuva ve işçi kadın hareketleri arasında ayrım yaparak burjuva kadın hareketine, hareketin sınırlarının kapitalist sistem içerisinde kalması ve işçi kadınların sorunlarına cevap üretmekte yetersiz kalması sebebiyle eleştiriler yöneltiyor. Ayrıca kadın işçilerin sendika ve örgütlere girmesinin, ortak çıkarlar doğrultusunda örgütlenen bir işçi hareketinin önemini vurguluyor. Aleksandra Kollontay’ın sosyalist düşünceyi benimsemesiyle kadınların ezilmesine şahit olması arasında bir ilişki var. Bunu, “Kadınlar ve onların kaderiyle  yaşamım boyunca ilgilendim. Beni sosyalizme getiren onların kaderiydi.”[40] diyerek açıklıyor. 1908 yılında Rusya’dan ayrılana dek kadın işçilerle sosyalist çalışmalar yürütüyor. 1908-1917 yılları arasında birçok ülkeye giderek buralarda eğitimler ve çeşitli eserler veriyor ve hayatı boyunca sosyalist mücadeleyi yürütmeye devam ediyor.[41] 

 

 

 

[1] Fitnat Durmuşoğlu, “Yaşamı devrim olan bir kadın: Flora Tristan”, 13 Nisan 2021, 28 Ocak 2024 tarihinde erişilmiştir. <https://www.kadinisci.org/tarihten-sesler-portreler/yasami-devrim-olan-bir-kadin-flora-tristan/>

[2] Müge Yetener, “7 Nisan 1803: Modern feminizmin kurucularından

Flora Tristan”, 7 Nisan 2023, 28 Ocak 2024 tarihinde erişilmiştir. <https:// catlakzemin.com/7-nisan-1803-modern-feminizmin-kurucularindan-flora- tristan/>

[3] Zahide Yentür, “7 Nisan 1803| Fransız yazar Flora Tristan doğdu”, 7 Nisan 2021, 28 Ocak 2024 tarihinde erişilmiştir. <https://ekmekvegul.net/ sectiklerimiz/7-nisan-1803-fransiz-yazar-flora-tristan-dogdu>

[4] Müge Yetener, “7 Nisan 1803: Modern feminizmin kurucularından

Flora Tristan”, 7 Nisan 2023, 28 Ocak 2024 tarihinde erişilmiştir. <https:// catlakzemin.com/7-nisan-1803-modern-feminizmin-kurucularindan-flora- tristan/>

[5] Fitnat Durmuşoğlu, “Yaşamı devrim olan bir kadın: Flora Tristan”, 13 Nisan 2021, 28 Ocak 2024 tarihinde erişilmiştir. <https://www.kadinisci.org/tarihten-sesler-portreler/yasami-devrim-olan-bir-kadin-flora-tristan/>

[6] Müge Yetener, “7 Nisan 1803: Modern feminizmin kurucularından

Flora Tristan”, 7 Nisan 2023, 28 Ocak 2024 tarihinde erişilmiştir. <https:// catlakzemin.com/7-nisan-1803-modern-feminizmin-kurucularindan-flora- tristan/>

[7] A.g.e.

[8] A.g.e.

[9] Müge Yetener, “7 Nisan 1803: Modern feminizmin kurucularından

Flora Tristan”, 7 Nisan 2023, 28 Ocak 2024 tarihinde erişilmiştir. <https:// catlakzemin.com/7-nisan-1803-modern-feminizmin-kurucularindan-flora- tristan/>

[10] Fitnat Durmuşoğlu, “Yaşamı devrim olan bir kadın: Flora Tristan”, 13 Nisan 2021, 28 Ocak 2024 tarihinde erişilmiştir. <https://www.kadinisci.org/tarihten-sesler-portreler/yasami-devrim-olan-bir-kadin-flora-tristan/>

[11] Şükran Şakir, “29 Mayıs 1830: Louise Michel – Paris Komünü’nde bir anarşist feminist”, 29 Mayıs 2022, 28 Ocak 2024 tarihinde erişilmiştir. <https:// catlakzemin.com/29-mayis-1830-louise-michel-paris-komununde-bir- anarsist-feminist/>

[12]“ GÜNÜN PORTRESİ: Komün günlerinin yürekli savaşçısı Louise Michel”,

10 Ocak 2020, 28 Ocak 2024 tarihinde erişilmiştir. <https://ekmekvegul.net/ bellek/gunun-portresi-komun-gunlerinin-yurekli-savascisi-louise-michel>

[13] Şükran Şakir, “29 Mayıs 1830: Louise Michel – Paris Komünü’nde bir anarşist feminist”, 29 Mayıs 2022, 28 Ocak 2024 tarihinde erişilmiştir. <https:// catlakzemin.com/29-mayis-1830-louise-michel-paris-komununde-bir- anarsist-feminist/>

[14] Şükran Şakir, “29 Mayıs 1830: Louise Michel – Paris Komünü’nde bir anarşist feminist”, 29 Mayıs 2022, 28 Ocak 2024 tarihinde erişilmiştir. <https:// catlakzemin.com/29-mayis-1830-louise-michel-paris-komununde-bir- anarsist-feminist/>

[15] Pyotr Kropotkin, Louise Michel ve Émile Pouget, “Suçlanan Anarşistlerin Lyons Mahkemesi’ne Bildirisi”, Deniz Muratlı (çev.), 2019, 28 Ocak 2024 tarihinde erişilmiştir. <https://www.marxists.org/turkce/kropotkin/1883/001.htm>

[16] Şükran Şakir, “29 Mayıs 1830: Louise Michel – Paris Komünü’nde bir anarşist feminist”, 29 Mayıs 2022, 28 Ocak 2024 tarihinde erişilmiştir. <https:// catlakzemin.com/29-mayis-1830-louise-michel-paris-komununde-bir- anarsist-feminist/>

[17] Zeynep Tan, “Komün’ün Karası: Louise Michel”, 5 Nisan 2019, 28 Ocak 2024 tarihinde erişilmiştir. <https://karala.org/posts/komunun-karasi-louise- michel-zeynep-tan/>

[18] “Paris Komünü’ne hayat veren kadınlardan biri: Louise Michel”, 9 Mart 2018, 28 Ocak 2024 tarihinde erişilmiştir. <https://www.kozarsiv.org/paris-komunune-hayat-veren-kadinlardan-biri-louise-michel/>

[19] Yeşim Dinçer, “5 Mart 1871: Rosa Luxemburg doğdu”, 5 Mart 2023, 28 Ocak 2024 tarihinde erişilmiştir. <https://catlakzemin.com/5-mart-1871-rosa- luxemburg-dogdu/>

[20] A.g.e.

[21] A.g.e.

[22]Hilal Onur İnce, “Rosa Luxemburg 150 yaşında ve hala genç”, 5 Mart 2021, 28 Ocak 2024 tarihinde erişilmiştir. <https://bianet.org/yazi/rosa-luxemburg- 150-yasinda-ve-hala-genc-240326>

[23]A.g.e.

[24]A.g.e.

[25]Rosa Luxemburg, “Toplumun Sosyalizasyonu”, çev. Marksist Tutum, 2005, 28 Ocak 2024 tarihinde erişilmiştir. <https://www.marxists.org/turkce/luxemburg/1910s/1918aralik.htm>

[26]Fitnat Durmuşoğlu, “Clara Zetkin: “Hayatın olduğu her yerde savaşmak istiyorum””, 8 Mart 2022, 28 Ocak 2024 tarihinde erişilmiştir. <https://www.kadinisci.org/tarihten-sesler-portreler/clara-zetkin-hayatin-oldugu-her- yerde-savasmak-istiyorum/>

[27]Hilal Tok, “İşçi sınıfının kadın önderi: Clara Zetkin”, 5 Temmuz 2021, 28 Ocak 2024 tarihinde erişilmiştir. <https://ekmekvegul.net/bellek/isci-sinifinin- kadin-onderi-clara-zetkin>

[28]Zahide Yentür, “Ölümünün 87. yılında Clara Zetkin mücadelemizde yaşıyor”, 20 Haziran 2020, 28 Ocak 2024 tarihinde erişilmiştir. <https:// ekmekvegul.net/mektup/olumunun-87-yilinda-clara-zetkin-mucadelemizde- yasiyor>

[29]Fitnat Durmuşoğlu, “Clara Zetkin: “Hayatın olduğu her yerde savaşmak istiyorum””, 8 Mart 2022, 28 Ocak 2024 tarihinde erişilmiştir. <https://www.kadinisci.org/tarihten-sesler-portreler/clara-zetkin-hayatin-oldugu-her- yerde-savasmak-istiyorum/>

[30]N. Krupskaya ve W. Pieck, “Günümüzde Kadın İşçiler Sorunu ve Kadın Sorunu”, Kadın Sorunu Üzerine Seçme Yazılar & Clara Zetkin Üzerine, İsmail Yarkın (çev.), İstanbul: İnter Yayıncılık, 1988, s. 19-20.

[31]Fitnat Durmuşoğlu, “Clara Zetkin: “Hayatın olduğu her yerde savaşmak istiyorum””, 8 Mart 2022, 28 Ocak 2024 tarihinde erişilmiştir. <https://www.kadinisci.org/tarihten-sesler-portreler/clara-zetkin-hayatin-oldugu-her- yerde-savasmak-istiyorum/>

[32]A.g.e.

[33]A.g.e.

[34] A.g.e.

[35] Elin Molinoğlu, “Gerçekleşmiş Bir Düş Kuran Kadın: Aleksandra Kollontay”, 8 Mart 2019, 28 Ocak 2024 tarihinde erişilmiştir. <https://www.evrensel.net/haber/375262/gerceklesmis-bir-dus-kuran-kadin-aleksandra- kollontay>

[36] Yeşim Dinçer, “31 Mart 1872: Kadınların kurtuluşuna doğru – Aleksandra Kollontay”, 31 Mart 2023, 28 Ocak 2024 tarihinde erişilmiştir. <https:// catlakzemin.com/31-mart-1872-kadinlarin-kurtulusuna-dogru-aleksandra- kollontay/>

[37] Elin Molinoğlu, “Gerçekleşmiş Bir Düş Kuran Kadın: Aleksandra Kollontay”, 8 Mart 2019, 28 Ocak 2024 tarihinde erişilmiştir. <https://www.evrensel.net/haber/375262/gerceklesmis-bir-dus-kuran-kadin-aleksandra- kollontay>

[38] Yeşim Dinçer, “31 Mart 1872: Kadınların kurtuluşuna doğru – Aleksandra Kollontay”, 31 Mart 2023, 28 Ocak 2024 tarihinde erişilmiştir. <https:// catlakzemin.com/31-mart-1872-kadinlarin-kurtulusuna-dogru-aleksandra- kollontay/>

[39] Aleksandra Kollontay, “Feministlerin Hareketi ve Sınıf Mücadelesinde İşçi Kadının Önemi”, Toplumsal Gelişmede Kadının Konumu, M. Ali İnci (çev.), İstanbul: Inter Yayınları, 2000. s. 140-163.

[40] Elin Molinoğlu, “Gerçekleşmiş Bir Düş Kuran Kadın: Aleksandra Kollontay”, 8 Mart 2019, 28 Ocak 2024 tarihinde erişilmiştir. <https://www.evrensel.net/haber/375262/gerceklesmis-bir-dus-kuran-kadin-aleksandra- kollontay>

[41] Yeşim Dinçer, “31 Mart 1872: Kadınların kurtuluşuna doğru – Aleksandra Kollontay”, 31 Mart 2023, 28 Ocak 2024 tarihinde erişilmiştir. <https:// catlakzemin.com/31-mart-1872-kadinlarin-kurtulusuna-dogru-aleksandra- kollontay/>

Turkish