Selen Aktaş
Sporda eşit ücret mücadelesinin ilk adımını atan kadınlardan olan Billie Jean, 1943 yılında Kaliforniya’da doğdu. Babası itfaiyeci, annesi ev hanımı, erkek kardeşi ise kendisi gibi spora ilgili bir çocuktu.1 Çeşitli spor dallarıyla ilgilenen Billie Jean, okul arkadaşı Susan Williams tarafından tenisle tanıştırıldı. Yaşadığı yerde halka açık kortlarda tenis oynamaya başladı. Çok geçmeden tenis oynayan kızlar için koşulların oğlanlarınkinden farklı olduğunu anladı. Örneğin 12 yaşındayken kadınların giydiği geleneksel tenis eteği yerine şort giydiği için grup fotoğrafına katılmaması istendi.2 O yaşlarda fark ettiği bir diğer durum, tenis kulübündeki herkesin beyaz olmasıydı. Billie Jean’in aklındaki soru, farklı arka planlardan gelen insanlarla neden hiç karşılaşmadığıydı. O zamanlar tanıdığı tek siyah tenisçi Althea Gibson’dı. Küçük yaştan beri hem cinsiyet hem de ırk temelli eşitsizliklerin farkındaydı ve bu farkındalık geleceğini şekillendirmekte rol oynadı. Kendisini bir aktivist olarak gördü ve tenis, ırk ve cinsiyet temelli eşitsizlikleri yenmeye yönelik amaçlarını gerçekleştirmesi için bir platform hâline geldi.
1961 yılında Kaliforniya Eyalet Üniversitesi’nde eğitimine başladı. O dönemde ABD’deki üniversitelerde kadın sporcular için sporcu bursları bulunmuyordu. Billie Jean, aynı anda iki işte çalışıyor, tenis çalışmalarına devam ediyor ve üniversitede okuyordu. Aynı dönemde üniversite okuyan ve ileride “dünya bir numarası” olacak erkek tenisçiler Arthur Ashe ve Stan Smith ise sporcu bursları sayesinde tam burslu eğitim görüyorlardı.3
Billie Jean, uluslararası tanınırlığını üniversiteden sonra, Karen Hantze Susman ile Wimbledon Tenis Turnuvası kadınlar çiftler kategorisinde kazanan en genç grup oldukları zaman kazandı. İlk kez 1966’da Wimbledon’da, daha sonra 1967’de ABD Açık’ta ve 1968’de Avustralya Açık’ta tekler kategorisinde şampiyon oldu. 1966 yılında “dünya bir numarası” oldu ve düzenli olmasa da 5 yıl daha “dünya bir numarası” unvanını elinde tuttu. 1961-1979 yılları arasında yirmisi Wimbledon, on üçü ABD Açık, dördü Fransa Açık olmak üzere toplamda 39 adet Grand Slam4 kazandı. Kısacası kariyerindeki başarıları saymakla bitmeyecek kadar fazla. Döneminin açık ara en iyi sporcularından birisiydi.

1970’te yapılacak bir turnuvada kadınlar için belirlenen ödül tutarının erkeklerinkinin on ikide biri kadar olduğunu gören Billie Jean, bu konuda harekete geçmek istedi. O zamanlar World Tennis Magazine yayıncısı olan Gladys Heldman ile görüştü. Gladys Heldman onlara pasif bir direniştense kendilerinin bir turnuva düzenlemesi gerektiğini söyledi. Bunun üzerine 1970 yılında kadın sporcular için Virginia Slims Tour düzenlendi. Birleşik Devletler Tenis Federasyonu (USTA), bunu engellemek için etkinliğe katılmayı düşünen sporcuları uzaklaştırma cezasıyla tehdit etti.5 En iyi oyuncuların çoğu turnuvaya katılmadı ama Billie Jean’in de içinde bulunduğu dokuz kadın turnuvaya katıldı. İleride bu dokuz kadın tenis dünyasında “The Original 9” olarak adlandırılacaktı. Turnuvaya katılan sporcular bir dolarlık kontratlar imzaladılar. Sonrasında bu organizasyon 1973 yılında Kadınlar Tenis Birliği (WTA) adını aldı. WTA’nın kuruluşuna önderlik eden ve ilk başkanlığını yapan isim Billie Jean’di.
Billie Jean 1972’de ABD Açık’ta şampiyon olduğunda 10 bin dolar ödül kazanırken erkekler kategorisinde birinci olan İlie Năstase ise 25 bin dolar para ödülü aldı.6 Bunun üzerine Billie Jean turnuva yetkililerine eğer para ödülünü eşitlemezlerse sonraki sene olacak turnuvaya hiçbir profesyonel kadın tenisçinin katılmayacağını söyledi. Bu tutumu işe yaradı, 1973 yılında ABD Açık turnuvası kadın ve erkek tenisçilere verilecek ödül tutarını eşitledi ve bunu yapan ilk spor organizasyonu oldu.7 Bu yıl ABD Açık’ta, açılış seremonisinde ücret eşitliğinin 50. yılı kutlandı ve Billie Jean onurlandırıldı. Seremonide konuşma yapan Michelle Obama, Billie Jean’in sadece tenisin geleceğini değil, hayatın tüm alanlarında kadınların ve kızların geleceğini değiştirdiğini söyledi.8
Billie Jean’i daha geniş kitlelere tanıtan ve 2017 yılında filmi de çekilen olay, 1973 yılında Bobby Riggs ile yaptığı Battle of the Sexes (Cinsiyetler Savaşı) adıyla bilinen tenis maçıdır. Bobby Riggs, bir tenisçi ve eski “dünya bir numarası”ydı. O dönemde 55 yaşında olmasına rağmen en iyi kadın tenisçileri yenebileceğini iddia etti, kadınların tenis maçlarının erkeklerinki kadar iyi olmadığını söyledi ve aslında Billie Jean’e meydan okudu. Billie Jean de onun yanıldığını ispatlamak için bu meydan okumayı kabul etti. Yaklaşık 30 bin seyircinin izlemeye geldiği maç, dünya çapında 90 milyon kişi tarafından izlenerek rekor kırdı. Billie Jean, maçı tüm setleri alarak kazandı. Bu süreçte üstünde büyük bir baskı vardı. Daha sonrasında maçla ilgili şu sözleri söyledi: “Eğer bu maçı kaybetseydim, 50 yıl geriye giderdik diye düşündüm. Bu sadece kadın tenisini mahvetmekle kalmaz, aynı zamanda tüm kadınların özgüvenini de düşürürdü.” Battle of the Sexes, kadın sporcular için hem tanınırlık sağladı hem de onların toplum gözündeki konumunu iyileştirdi. Maçın yarattığı etkilerin büyüklüğü, spor tarihi boyunca eşine az rastlanır türdendi. Billie Jean’in Bobby Riggs’e karşı zaferi, ABD’de 1972 Eğitim Yasası Değişiklikleri 9. Bölüm’ün de kabul edilmesiyle, kadınların spora katılımını ciddi bir şekilde artırdı. Toplumdaki etkileri sadece spor alanıyla sınırlı kalmadı, başka sektörlerdeki pek çok kadını ücret eşitliği için mücadele etmeleri yönünde cesaretlendirdi.
Billie Jean, kariyerinde önemli başarılar elde ettikten sonra 1983 yılında resmî olarak tenisi bıraktı. 1987 yılında, Uluslararası Tenis Onur Listesi’ne seçildi. Fakat bunlardan önce, 1981 yılında, medyada lezbiyen olduğuna dair haberler yayıldı.9 Medyada çıkan haberler sonrası tüm sponsorluk anlaşmalarını kaybetti. 1987 yılında, üniversite mezuniyetinin ertesi yılı evlendiği kocası Larry King’ten ayrıldı. Sonrasında da kendisi gibi bir tenisçi olan Ilana Kloss ile hâlâ devam eden bir ilişkiye başladı ve 2018 yılında Ilana Kloss ile evlendi. Şimdi ise New York’ta hayatlarına beraber devam ediyorlar.
Tenis kariyerini sonlandırdıktan sonra, 1974 yılında kurduğu Kadın Sporları Vakfı (WSF) ile çalışmalar yaptı. Kadın sporcuları desteklerken sporcu kız çocukları da yetiştiren vakıfta aktif bir rol almaya hâlâ devam ediyor. Billie Jean’in 28 Ağustos 2023’te ABD Açık turnuvasının açılış seremonisinde yaptığı konuşmada Amerikalı yazar ve aktivist Coretta Scott King’ten alıntıladığı “Mücadele hiç bitmeyen bir süreçtir. Özgürlük asla gerçekten kazanılmaz. Onu her nesilde tekrardan kazanmanız gerekir.”10 sözleri, yaşam serüvenini özetler niteliktedir.
