Skip to main content

25 Kasım'da Neler Yaptık?: Mor İğnemizle Direnişe Devam!

Ada Dicle Kıraç
Nisa Yaşar

Korkulu geceleri geride bıraktık
Utanan tarihin evinden çıktık
Acıdaki geçmişten şafaklara doğru
Biz yine ayağa kalkıyoruz[1]

Bu yıl 25 Kasım'a, kadına yönelik şiddet oranlarının ve kadın cinayetlerinin en yüksek seviyede olduğu bir ortamda girdik. 2010 yılından itibaren kadın cinayeti verilerini kayıt altına alan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun tuttuğu verilere göre, 2024 yılı en çok kadın cinayeti ve şüpheli kadın ölümünün gerçekleştiği yıl oldu.[2] Ataerkinin besleyerek güçlendirdiği kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri medyada faillerin yaşadıkları psikolojik sorunlara, bağımlılıklara ya da cinnet geçirmelere dayandırılıyor. Medyada kadın cinayetlerinin bu şekilde ele alınması ataerkinin ve ortaya çıkardığı sorunların üstünü örtüyor. Ancak biliyoruz ki kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri politiktir. Biz de Boğaziçi Üniversitesi Kadın Araştırmaları Kulübü (BÜKAK) olarak 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Haftası kapsamında kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerini ele aldığımız, kadın mücadelesinin önemini vurguladığımız etkinlikler düzenledik.

Etkinliklerimize, 20 Kasım Çarşamba günü Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları (BÜO) ile kampüse taşıdığımız ve Demir Demirgil Salonu’nda oynanan Sevgi Soysal Yaşamakta Israr Ediyor adlı tiyatro oyunuyla başladık. Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu’ndan (BGST) kadınların rol aldığı oyun; yazar, çevirmen ve radyo programcısı Sevgi Soysal’ın hayatını anlatıyor. Kitaplarında kadınların özgürlük mücadelesini ve kadınlık deneyimlerini cesurca ele alan Sevgi Soysal’ın hayatını sahneye taşıyan bu oyunu, 25 Kasım etkinlikleri kapsamında ağırlamayı değerli bulduk. Oyunun öncesinde BÜO ve BÜKAK’lı kadın üyelerle okuma tartışması yaptık. Bu tartışmada Sevgi Soysal’ın yaşadığı dönemin siyasi koşulları, yazarın kadınlar hakkındaki düşünce dünyası ve sanatsal alanlarda kadınların temsili gibi konuları değerlendirdik. Böylece oyunun, kadın mücadelesi açısından daha bilinçli ve anlamlı şekilde izlenmesini amaçladık.

Etkinliklerimiz, 27 Kasım Çarşamba günü Demir Demirgil Salonu’nda Kadına Yönelik Şiddet: Cinsel ve Cinsiyetçi Şiddet adlı sunumla devam etti. Yaptığımız sunumda kampüsteki kulüplerde tespit ettiğimiz ihtiyaçlar doğrultusunda kadına yönelik şiddet, taciz, ikili ilişkilerdeki cinsiyetçi tutumlar ve ifşa gibi konularda farkındalık yaratmayı hedefledik. BÜKAK üyeleri tarafından yapılan sunumda, şiddetin tanımı yapılarak farklı şiddet türleri örnekler üzerinden açıklandı. Şiddetle çatışma arasındaki farklara dikkat çekildi. Şiddetle bir mücadele yöntemi olarak benimsenen ifşadan ve ifşaya başvurmanın hangi durumlarda yararlı veya zararlı olabileceğinden bahsedildi. Şiddet karşısında kadınların neler yapabileceği, şiddete maruz kaldığımızda ya da şahit olduğumuzda nerelerden destek alabileceğimiz anlatıldı. Şiddete karşı oluşturulan dayanışma mekanizmalarının ve hukuki mücadelenin önemi vurgulandı.

Haftaya, 28 Kasım Perşembe günü Demir Demirgil Salonu’nda gerçekleştirdiğimiz Şiddetin Değişen Yüzü ve Mücadele Yolları isimli panel ile devam ettik. Bu panel şiddetin farklı türlerini, şiddetin nasıl değiştiğini ve şiddetle nasıl etkili bir şekilde mücadele edilebileceğini tartışma amacıyla yapıldı. Prof. Dr. Serpil Sancar, yazar Mine Şirin, Avukat Selin Nakıpoğlu ve Dr. Öğretim Üyesi Nurseli Yeşim Sünbüloğlu'nu bu panelde ağırladık. Prof. Dr. Serpil Sancar bizlere son yıllarda artan şiddetin politik arka planından bahsetti. Yazar Mine Şirin, şiddete karşı bir mücadele yöntemi olarak benimsenen ifşayı ve bununla ilgili tartışmaları ele aldı. Avukat Selin Nakıpoğlu bizlere şiddetle mücadelenin hukuksal boyutundan bahsetti. Dr. Öğretim Üyesi Nurseli Yeşim Sünbüloğlu ise şiddete karşı dönüştürücü ve önleyici mekanizmaları bu konuda yapılan çeşitli çalışmalar üzerinden anlattı.

25 Kasım haftasında, 1989 yılında feminist kadınların kamusal alanlardaki cinsel tacize dikkat çekmek için başlattığı Mor İğne Kampanyası'nı Boğaziçi’nde tekrar canlandırmayı hedefledik. Hafta boyunca açılan masalarda kulüp tarafından hazırlanan bültenler, bilgilendirici içerikler ve kadınların birlikte hazırladığı mor iğneler yer aldı. Aynı zamanda Mor İğne Kampanyası'nı duyurmak amacıyla BÜO’lu kadın üyeler tarafından kampüsün farklı yerlerinde mor iğne performansı sergilendi. Kadınlar performanslarıyla bu kampanyanın çıkış noktasını, kampanyanın ürünü olan mor iğnelerin ne amaçla ve nasıl kullanıldığını anlattılar. Performansların sonunda izleyenlere mor iğneler dağıtıldı.

Kadına yönelik şiddet ve baskılar her geçen gün artarken birbirimize kenetlenmenin bizleri güçlendirdiğini biliyoruz. Bu 25 Kasım'da da kadına yönelik şiddete karşı farkındalık yaratmak ve kadın mücadelesini görünür kılmak için etkinlikler düzenledik. Bizler birbirimizden aldığımız güç ile dayanışma içinde yol alıyor ve sesimizi duyurmaya devam ediyoruz. Mücadelemizden aldığımız ilhamla nice 25 Kasım’lara!

 

 

[1] "Ayağa Kalkıyoruz", Tahterevalli müzik grubunun 8 Mart için yayınladığı şarkıdır.

[2] "2024 Yılında Erkekler Tarafından en az 394 Kadın Öldürüldü, 259 Kadın Şüpheli Şekilde Ölü Bulundu.", 3 Ocak 2025, 24 Ocak 2025 tarihinde erişilmiştir. <https://kadincinayetlerinidurduracagiz.net/veriler/3129/2024-yilinda- erkekler-tarafindan-en-az-394-kadin-olduruldu-259-kadin-supheli-sekilde-olu- bulundu>

Turkish