Skip to main content

2024 Yılında Kadın Cinayetleriyle İlgili Haberlere Bakış

Nisanur Orhan
Su Doğa Şahan

Boğaziçi Üniversitesi Kadın Araştırmaları Kulübü (BÜKAK) olarak 2024 yılı güz döneminde şiddet üzerine bir çalışma yürüttük ve şiddeti ele aldığımız bir panel düzenledik. Bu paneli düzenleme amacımız gittikçe derinleştiğini gördüğümüz şiddete dair kulüp içinde tartışma yürütmek ve söz üretebilmekti. Bu panele hazırlık yaparken 2024 yılında gerçekleşen ve basına yansıyan kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri haberlerine bütünlüklü bir şekilde baktık. Bu sayede kadın cinayetlerinde ortaklaşan bazı noktaları tespit ettik. Tespit ettiğimiz bu ortaklıkları ele aldığımız ve değerlendirdiğimiz bir yazı yazmaya karar verdik. Ayrıca yazının son kısmında 2024 yılında gerçekleşen bazı kadın cinayetlerini daha detaylı bir çerçeveden inceledik.

2024 Yılı Kadın Cinayetlerinde Ortaklaşan Noktalar

2024 yılında, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun (TKDF) ya- yımladığı rapora göre 421 kadın cinayeti gerçekleşti.[1] Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun (KCDP) yayımladığı verilere göre ise 2024 yılında 394 kadın cinayeti ve 259 şüpheli kadın ölümü gerçekleşti.[2] Yazının devamında KCDP’den edindiğimiz verileri kullanacağız. Ancak şunun altını çizmek gerekiyor: Bu kurumlar tarafından açıklanan sayılarda farklılıklar görebiliyoruz çünkü onlar da basına yansıyan haberlerden ya da erişebildikleri bilgilerden yararlanarak raporlar hazırlıyor. Türkiye’de her geçen yıl daha derin bir sorun hâline gelen kadın cinayetleriyle ilgili verilere sahip olmak kritik bir nokta. Bu yüzden bu kurumların raporlama çalışmaları büyük öneme sahip. Bunun yanında, resmî kurumlar tarafından kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddete dair resmî verilerin açıklanması ihtiyacını da hatırlatmak gerekiyor.

Geçtiğimiz yıllara baktığımızda, şüpheli kadın ölümlerinin her sene sayıca arttığını görüyoruz: 2020 yılında 171, 2021 yılında 217, 2022 yılında
245 ve 2023 yılında 248 şüpheli kadın ölümü gerçekleşirken 2024 yılında ise bu sayı 259’u buldu.[3] Nedenleri doğal ölüm, kaza, intihar ve benzeri olarak açıklanan şüpheli kadın ölümlerinin sahiden bahsedilen sebepler yüzünden mi gerçekleştiği yoksa kadın cinayeti mi olduğu aydınlatılması zor bir nokta. Bu gibi vakalarda gerçeğin açığa çıkması için soruşturmanın titizlikle yürütülmesi gerekiyor.

Haberleri derlerken dikkatimizi çeken noktalardan biri de, cinayetlerin çoğunlukla ağır silahlarla işlenmesiydi. Çoğu vakada cinayet silahı olarak ateşli silahların ve bıçak, balta gibi kesici aletlerin kullanıldığını gözlemledik. KCDP’nin verileri de bu gözlemimizi destekliyor: 2024 yılında öldürülen 394 kadından 222’si ateşli silahlarla, 113’ü kesici aletlerle öldürülmüş.[4]

Ayrıca bu cinayetlerin 280’inin aile içinde gerçekleştiği belirtiliyor.[5] Kadınların çoğunlukla evli oldukları erkek, babaları, oğulları ya da başka erkek akrabaları tarafından öldürüldüğünü gözlemledik. Aileyi korumaya yönelik birçok politikanın öne sürüldüğü ve yürütüldüğü 2024 yılında, aile içinde bu kadar şiddetin olması dikkat çekici. Cinayetlerin işlendiği mekâna bakıldığında da bu veri destekleniyor: 394 kadın cinayeti arasından 226’sı ev içinde gerçekleşti.[6]

Cinayetlerin birçoğuna sebep olarak kadınların ayrılmak ya da boşanmak istemesinin ve namus meselelerinin öne sürüldüğünü görüyoruz. KCDP, bu sebepleri “kadının kendi hayatına dair karar vermesi” adını verdiği bir kategori altında inceliyor ve bu kategorinin kapsadığı cinayet bahanelerini şu şekilde belirtiyor: boşanmak istemek, barışmayı, evlenmeyi ve ilişkiyi reddetmek. 2024 yılında bu sebeplerin öne sürüldüğü 111 kadın cinayeti gerçekleşti.[7] Bu sebeplerle işlenen cinayetlerde faillerin “onurlarının kırılması”[8] gibi argümanlar ürettiklerini ve cinayetleri bu argümanlara dayandırdıklarını gördük. Aynı zamanda, mahkemelerde sıklıkla iyi hâl indirimi almaya çalışan failler de haberlerde yer aldı. Bunlara ek olarak, faillerin işledikleri cinayetler için öne sürdükleri başka sebepler de bulunuyor. Örneğin Konya’da bir erkek evli olduğu kadını, babasından kalan mirasta kendine düşen payı almadığı için öldürdüğünü söylemiş.[9] Aile meclisi kararıyla öldürülmüş kadınlara dair haberleri de gördük.[10] Bu gibi kararlarda cinayet için ailenin onurunun zedelenmesi ya da kadının namusunun kirlenmiş olması gibi bahaneler görüyoruz. Ayrıca, kadın cinayetleri gerçeklik dışı diyebileceğimiz anlatılarla hafifletilmeye çalışılıyor. Örneğin taradığımız haberlerden birinde faillerden biri “Uzaylılar yaptı.” açıklamasında bulunmuş.[11]

İşlenen cinayetlerin bir kısmına dair sunulan sebepler bilinse bile aslında çoğunda cinayeti işleyenlerin niyetleri tespit edilmiş değil. KCDP’nin verilerine göre 2024 yılında 233 kadının hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi.[12] Yukarıda da değindiğimiz gibi, bunun nedeni KCDP’nin basına yansıyan haberlerden yararlanarak raporlarını hazırlaması olabilir. Bunun yanında, bazı durumlarda vakaya özgü sıkıntılar da söz konusu. Örneğin faillerin cinayeti işledikten sonra kendilerini de öldürdükleri durumlarda, onları cinayet işlemeye iten sebepler belirlenemiyor. Aynı zamanda birkaç vakada kadınların cinayet öncesinde tehdit edilmiş olduklarını gözlemledik. Örneğin 20 Ekim’de gökdelenden düşerek ölen Iraz Semanur Arslan’ın sonradan ortaya çıkan not defterinde tehditler aldığı yazıyordu.[13] Başka bir örnek ise polislerin önünde kocası tarafından tehdit edilen ve bundan bir süre sonra öldürülen Mine Nur.[14] Kadınların tehlikede olduğu bu gibi durumlarda şiddeti engelleyici ve önleyici mekanizmalar kritik bir önem taşıyor. Kadını şiddetten koruyacak bu mekanizmaların oluşturulmasının ardından onların düzgün bir şekilde işletilmesi de kadınların can güvenliği için oldukça önemli bir mesele.

Bunun yanında, cinayetle sonuçlanmamış tehdit durumları da karşımıza çıktı. Yakın zamanda çıkan bir haber, cinsel saldırıya uğrayan bir kadını ve ailesini hukuki süreç başlatmaktan vazgeçirmek için arkalarında aşiret olduğunu söyleyerek tehdit eden bir aile hakkında yazılmıştı.[15] Bir başka dikkatimizi çeken haber ise şaka adı altında ayrıldığı kadının selasını okutan bir erkekti.[16] Kadına yönelik şiddetle ve kadın cinayetleriyle ilgili cezasızlığın yaygın olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Bu sözde şaka, kadına yönelik şiddet sorununun ciddiyetini azaltan ve hem faillere hem de potansiyel faillere cesaret veren bir durum. Bu cesareti arkalarına alan erkekler, gittikçe daha rahat bir şekilde kadınları şiddetle tehdit etmeye başlıyor.

Kadın cinayetleriyle ilgili önemli bulduğumuz bir diğer mesele de uzaklaştırma kararları. Tehdit altındaki kadınların uzaklaştırma kararı taleplerinin ciddiye alınmadığı ya da alındığında bu kararların ancak zorlu ve hantal süreçlerin ardından çıkabildiği durumları gözlemledik. Sürecin kadınlar için bu kadar zor işlemesinin yanı sıra kadınlar bu süreçte korumasız kalabiliyor. Uzaklaştırma kararının çıkarıldığı bazı durumlarda da bu kararların işe yaramadığı ve önleyici olamadığı birçok vaka okuduk. 2024 yılında öldürülen 20 kadının koruma kararı vardı.[17] Örneğin, Ankara’da bir metro istasyonunda Döne Bozdemir’i katleden Gafer Bozdemir hakkında uzaklaştırma kararı olduğu ve hatta cinayeti işlediği sırada kendisine elektronik kelepçe takılı olduğunu biliyoruz. Bunun yanı sıra, Gafer Bozdemir hakkında koruma kararını ihlal ettiği gerekçesiyle daha kesinleşmemiş 3 günlük zorlama (tazyik) hapsi kararı verilmiş. Ayrıca Döne Bozdemir, evli kaldığı süre boyunca Gafer Bozdemir’in sistematik şiddetine maruz kalmış ve bu sebeple defalarca kez şikâyette bulunup koruma tedbirleri aldırmış.[18] Bunların yanında, okuduğumuz bir haberde bir kadın darp edilmesine rağmen uzaklaştırma kararı aldıramamış ancak fail mağdur hakkında uzaklaştırma kararı aldırabilmişti.[19]
Kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin gün geçtikçe kamusal alanlara taştığını görüyoruz. Kamusal alanlara taşan bu şiddet görünür oldukça normalleşme riski de taşıyor. Örneğin İstanbul Küçükçekmece’de 23 yaşındaki bir kadın, boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından sokak ortasında bıçaklanmıştı.[20] Başka bir örnekte ise hastanede tedavi görmekte olan bir kadın, refakatçi olarak yanında kalan oğlu tarafından katledilmişti.[21] Ancak hâlâ cinayetlerin büyük bir kısmının evlerde işlendiğini unutmamak gerekiyor. 2024 yılında öldürülen kadınların yüzde 57’si evlerinde öldürüldü.

Kadını ya da bazı durumlarda çocukları da dahil olmak üzere bütün aileyi katlettikten sonra faillerin intihar etmesi son yıllarda daha sık görmeye başladığımız bir durum. Bu gibi vakaları incelerken Deniz Kandiyoti’nin “erkeklik krizi” kavramına dair analizlerinden yararlanabiliriz. [22] Deniz Kandiyoti, değişen şiddet biçimlerini açıklarken ataerkinin bir krize girdiğinden bahsediyor ve burada ekonomik krize, kadınların geleneksel kadınlık rollerinin dışına çıkmasına, erkeklerin ise kendilerinden geleneksel erkeklik rolleri doğrultusunda beklenenleri karşılayamamasına işaret ediyor. Hâl böyle olunca hem kadını hem kendini hem de aileyi yok eden birçok erkek görüyoruz. Örneğin Gaziantep’te evli olduğu kadını ve kadının erkek kardeşlerini öldüren, iki kişiyi de yaralayan saldırgan, aynı silahla intihar etmişti.[23] Ege Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan Doç. Dr. Yusuf Yılmaz, kızı ve kayınvalidesini tabancayla öldürüp boşanma aşamasında olduğu öğretim görevlisi Doç. Dr. Derya Uzelli Yılmaz’ı ağır yaraladıktan sonra intihar etmişti.[24] İstanbul’da bir servis şoförü, okul servisinde tartıştığı ve sevgilisi olduğu iddia edilen kadını silahla öldürmüş ve intihar girişiminde bulunmuştu.[25] Diyarbakır’da ise Uzman Çavuş Muhammed Recai Işık, evli olduğu Bedriye Işık’ı öldürdükten sonra intihar etmişti.[26] Bu vakalara ek olarak, erkeklik krizinin gittikçe genç erkekler arasında da yaygınlaştığını görüyoruz ve bu durum genç kadınların hayatlarını tehdit ediyor.

Kadın cinayetlerinin medyada nasıl yer bulduğu dikkatimizi çeken bir diğer mesele oldu. Çoğu haberde faillerin canavarlaştırılarak ele alındığını gördük: Bu kişiler psikopat veya sapkın olarak anlatılıyordu. Böyle bir anlatım, bu kişilerin nasıl cinayet işleyen faillere dönüştüklerine dikkat çekmekte eksik kalıyor. Kadın cinayetlerini engellemek istiyorsak cinayetlerin arka planını oluşturan toplumsal düzeni anlamamız ve bunu tartışmamız gerekiyor.

Medyanın bir diğer işlevi de bazı kadın cinayetlerini gündemde tutması oldu. Kadın gruplarının baskısı sayesinde medyada daha özenli takip edilen, aydınlatılmaya çalışılan olaylar söz konusu. Ancak bu olaylar, 2024 yılında gerçekleşen kadın cinayetlerinin sadece küçük bir kısmını kapsıyor. Çoğu cinayet karanlıkta kalıyor, haberleştirilse bile büyük bir kitle takip etmiyor. Büyük bir kitle tarafından takip edilen cinayetlerin ise sansasyonel bir dille haberleştirildiğini görüyoruz. Bu da kadın cinayetlerini ve kadına yönelik şiddeti önlemek için neler yapılabileceğine dair tartışmanın geri planda kalmasına sebep olabiliyor.

Gözümüze çarpan bir diğer sorun ise göçmen kadınların hukuki mekanizmalara ulaşırken yaşadıkları zorluklar oldu. Milyonlarca göçmenin yaşadığı Türkiye, göçmen kadınları korumada da yetersiz kalıyor. Var olan yasaların göçmen kadınların adalete ulaşmasını engellediği durumlarla da karşılaşıyoruz. 2024 yılının Ağustos ayında Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı tarafından hazırlanan rapor, göçmen kadınlar için mevcut olan yasal düzenlemelerin ve sosyal destek mekanizmalarının eksikliğine dikkat çekiyor.[27] Bunun yanında, sınır dışı edilmekten korkan kadınların zaman zaman hukuki yollara başvurmaktan çekindiğini de görüyoruz.[28]

2024 Yılında Gerçekleşen Bazı Cinayetler

Bu yazıda, yukarıda bahsettiğimiz ortaklaşan noktalara ek olarak 2024 yılında gerçekleşen birkaç cinayeti de ele almak istedik. Bu cinayetler, medyada uzun süre yer kaplamış olaylardı. Birçok farklı mecra, bu cinayetlere dair haberler hazırladı, yazılar yazdı ve tartışma programları düzenledi. Bu cinayetlerin üzerinden en az birkaç ay geçmesinin ardından olaylara ve sonrasındaki sürecin nasıl işlediğine daha bütünlüklü bir şekilde bakarak bir değerlendirme yapmak istedik. Bu cinayetlerin, yukarıda bahsettiğimiz eğilimlere örnek oluşturan özelliklere sahip olduklarını da görebiliyoruz.

  • Narin Güran

8 yaşında olan Narin Güran, ağustos ayının sonlarına doğru Diyarbakır’da kayboldu. Henüz arama çalışmaları sürerken de medyanın ilgisi bu vakanın üzerindeydi. Sosyal medya üzerinden birçok kişi Narin Güran’ın bulunabilmesi için paylaşımlar yaptı, haber kaynakları olayla ilgili gelişmeleri günü gününe aktarmaya çalıştı. Narin aranmaya devam ederken bulunan delillerle birlikte spekülatif haberler ve paylaşımlar arttı. Bütün bunların ortasında, Narin Güran ile ilgili haberlere yayın yasağı gelmesi zaten çok bulanık olan dava detaylarının iyice bulanıklaşmasına ve spekülatif içeriklerin artmasına sebep oldu. Davanın birçok detayı medyaya yansımış olsa da tutuklanan aile fertlerinin verdikleri çelişkili ifadelerin de etkisiyle Narin’i kimin, neden öldürdüğü hâlâ aydınlatılabilmiş değil.

Bu cinayetle ilgili kamuoyunun tepkisini çeken bir diğer nokta ise Narin’in tabutunun üstüne gelinlik koyulmasıydı. Buna dair anne Yüksel Güran’ın yaptığı açıklama, Narin’in o gelinliği çok istemiş olması oldu. Ancak 8 yaşındaki bir kız çocuğunun tabutuna koyulan gelinlik, çocuk yaşta zorla evlilik vakalarını çağrıştırması ve kızların evlilikle anılması sebepleriyle eleştirildi.

Aralık ayının sonlarına doğru Narin Güran cinayetiyle ilgili karar açıklandı. Bu karara göre abi Enes Güran, anne Yüksel Güran ve amca Salim Güran müebbet hapis cezası alırken itirafçı Nevzat Bahtiyar dört yıl altı ay hapis cezası aldı. Narin’in cesedini derede saklayarak delilleri yok eden Nevzat Bahtiyar’ın bu kadar az ceza alması adaletin eksik kaldığını gösteriyor. Bunun yanında, katilin kim olduğunun tam olarak netleştirilmemesi de kararın eksik yanlarından biri olarak değerlendirildi. Geçtiğimiz günlerde yayımlanan gerekçeli kararda, cinayet nedeni tespit edilememiş olsa da Salim Güran, Yüksel Güran ve Enes Güran’ın “cinayet eylemi başladıktan sonra Narin’i ölümden kurtarma ihtimalleri”[29] varken bunu yapmadıklarına işaret ediliyor. Bahsedilen kişiler kesin olarak suçlu göründükleri için Narin’in ölümünün ardındaki nedenin tespit edilmeyişinin bu karar için önemli olmadığı belirtiliyor.

  • İkbal Uzuner ve Ayşenur Halil

İkbal Uzuner ve Ayşenur Halil cinayetleri, 4 Ekim 2024 tarihinde İstanbul’da gerçekleşti. Yarım saat arayla gerçekleşen cinayetlerde Ayşenur Halil evinde, İkbal Uzuner ise Edirnekapı Surları’nda vahşice yöntemlerle öldürüldü. Fail Semih Çelik kadınları, vücutlarını parçalara ayırarak katletti. Bu cinayetler, kamusal alanda ve vahşice işlenmelerinin de etkisiyle medyada infial yarattı. Semih Çelik, cinayetleri işledikten sonra surlardan atlayarak intihar etti.

Semih Çelik’in ailesinin sorgulanması üzerine failin psikolojik sorunları olduğu ortaya çıktı. Medyaya yansıyan bazı haberler, failin psikolojik sorunlarını İkbal Uzuner ve Ayşenur Halil cinayetlerine bahane olarak öne sürmesi nedeniyle eleştirildi. Buradaki amaç, failin psikolojik durumu bahane edilerek kadın cinayetlerinin politik yanının üstünün örtülmesini engellemekti. Semih Çelik özelinde ise sahiden de psikolojik sorunları olan bir failden bahsediyoruz. Bu vakaya dair söz üretirken kadın cinayetlerinin politikliğine, cinayetlerin nasıl önlenebileceğine ve potansiyel faillerin psikolojik sorunlarına dair konuşmak gerekiyor.

Bu iki cinayetle ilgili yapılan haberlerde, tartışma programlarında ve paylaşımlarda incel grupları ön planda yer aldı. Kadın nefreti vahşi şiddet olaylarına kadar evrilen incel’ler, neredeyse canavarlaştırılarak ele alındı. Katil Semih Çelik’in odasında “satanist” sembollerin bulunması buna bir kanıtmış gibi gösterildi. Ancak 19 yaşında genç bir erkeği katile dönüştüren koşulları da göz önüne almak gerekiyor. Kadınları öldüren ya da kadınlara şiddet uygulayan erkekleri, tekil örnekler olarak değerlendirmek eksik bir yaklaşım olacaktır. Bunun yerine erkekleri faillere dönüştüren ataerkil sisteme bütünlüklü bir şekilde yaklaşmak gerekiyor.

Son olarak, Narin Güran cinayetindeki gibi cinayetlerin de medyada magazinsel bir şekilde yer aldığını gördük. Öldürülen kadınların partner seçimleri sorgulandı, Semih Çelik çağırdığında neden onun yanına gittikleri tartışıldı ve bu üç gencin ailesiyle ilgili paylaşımlar yapıldı. Aynı zamanda, Ayşenur Halil ve İkbal Uzuner’le ilgili haberlerde ajite bir dil kullanılmaya başlandı, bu kadınlardan “zavallı, kurban” kadınlar olarak “üzüntüyle” bahsedildi. Ancak böyle bir tutum, sadece okuyucuların duygularını harekete geçirmekle kalıyor. Bu da gittikçe artan kadın cinayetlerinin politikliğini gölgeleyen ve buna karşı alınabilecek önlemlere dair tartışmaları engelleyen bir hâl alabiliyor.

  • Rojin Kabaiş

Rojin Kabaiş, 27 Eylül günü Van’da kaldığı öğrenci yurdundan çıktıktan sonra kayboldu. Cesedi 18 gün sonra Van Gölü’nün kıyısında bulundu. Başlangıçta medyada Rojin’in intihar ettiğine dair iddialar yer alıyordu. Ancak Rojin’in kaybolmasında şüpheli durumlar söz konusuydu. Boğularak öldüğü tespit edilen Rojin’in ölüm nedeninin intihar mı yoksa cinayet mi olduğu hazırlanan otopsi raporlarında yer almıyordu. Aynı zamanda Rojin’in vücudunda iki erkeğin DNA’sı tespit edildi. Bunun bir cinayet mi yoksa intihar mı olduğuna dair tartışmalar hâlâ devam ediyor. Rojin’in ailesinin, süreç yürütülürken davada ihmal olduğu ihtimaline işaret etmesi üzerine dava hakkında kısıtlılık kararı çıkarıldı. Rojin’in ailesi ve avukatlar, bu kararın sürecin düzgün ve şeffaf şekilde işletilmesinin önünde bir engel olduğunu belirttiler. Rojin’e ne olduğunun aydınlatılması ve daha derinlikli araştırmalar yapılması için birçok kadın grubu eylem düzenledi.

Sonuç Yerine

Türkiye’de kadına yönelik şiddet gittikçe derinleşiyor, kadın cinayetleri de buna paralel olarak yıllar geçtikçe artıyor. 2024 yılı da bir istisna değil. Bu tablo karşısında umutsuzluğa kapılmak normal bir tepki. Ancak umutsuzluk karşısında şunu hatırlamak önemli: 2024 yılı aynı zamanda birçok kadının, kadına yönelik şiddete karşı bir araya geldiği ve protestolarla, eylemlerle ya da başka şekillerde tepki gösterdiği bir yıl oldu. Yukarıda ele aldığımız dört vaka için de Türkiye’nin farklı illerinde kadınlar bir araya gelerek adalet taleplerini dile getirdiler. Burada kritik olan nokta, kadın cinayetlerine ve kadına yönelik şiddete karşı kadınlar olarak söz üretebilmek ve birlikte durabilmek; şiddeti önlemek için mücadele etmeye devam etmek.

 

 

[1] İlayda Kaya, “421 cinayetin faili kim?”, 3 Ocak 2025, 24 Ocak 2025 tarihinde erişilmiştir. <https://www.birgun.net/haber/421-cinayetin-faili-kim-588182>

[2] Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, “2024 Yılında Erkekler Tarafından en az 394 Kadın Öldürüldü, 259 Kadın Şüpheli Şekilde Ölü Bulundu.”, 3 Ocak 2025, 24 Ocak 2025 tarihinde erişilmiştir. <https:// kadincinayetlerinidurduracagiz.net/veriler/3129/2024-yilinda-erkekler- tarafindan-en-az-394-kadin-olduruldu-259-kadin-supheli-sekilde-olu- bulundu>

[3] Fundanur Öztürk, “2024 yılında şüpheli kadın ölümleri: ‘Bu kadınların hepsi mi intihar etti?’”, 24 Aralık 2024, 24 Ocak 2025 tarihinde erişilmiştir.
<https://l24.im/B3NKaF>

[4] Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, “2024 Yılında Erkekler Tarafından en az 394 Kadın Öldürüldü, 259 Kadın Şüpheli Şekilde Ölü Bulundu.”, 3 Ocak 2025, 24 Ocak 2025 tarihinde erişilmiştir. <https:// kadincinayetlerinidurduracagiz.net/veriler/3129/2024-yilinda-erkekler- tarafindan-en-az-394-kadin-olduruldu-259-kadin-supheli-sekilde-olu- bulundu>

[5] Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, “2024 Yılında Erkekler Tarafından en az 394 Kadın Öldürüldü, 259 Kadın Şüpheli Şekilde Ölü Bulundu.”, 3 Ocak 2025, 24 Ocak 2025 tarihinde erişilmiştir. <https:// kadincinayetlerinidurduracagiz.net/veriler/3129/2024-yilinda-erkekler- tarafindan-en-az-394-kadin-olduruldu-259-kadin-supheli-sekilde-olu- bulundu>

[6] Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, “2024 Yılında Erkekler Tarafından en az 394 Kadın Öldürüldü, 259 Kadın Şüpheli Şekilde Ölü Bulundu.”, 3 Ocak 2025, 24 Ocak 2025 tarihinde erişilmiştir. <https:// kadincinayetlerinidurduracagiz.net/veriler/3129/2024-yilinda-erkekler- tarafindan-en-az-394-kadin-olduruldu-259-kadin-supheli-sekilde-olu- bulundu>

[7] Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, “2024 Yılında Erkekler Tarafından en az 394 Kadın Öldürüldü, 259 Kadın Şüpheli Şekilde Ölü Bulundu.”, 3 Ocak 2025, 24 Ocak 2025 tarihinde erişilmiştir. <https:// kadincinayetlerinidurduracagiz.net/veriler/3129/2024-yilinda-erkekler- tarafindan-en-az-394-kadin-olduruldu-259-kadin-supheli-sekilde-olu- bulundu>

[8] “Boşanma aşamasında olduğu kadını katleden Tuncay Yorulmaz’ın ifadesi
ortaya çıktı”, 3 Kasım 2024, 26 Ocak 2025 tarihinde erişilmiştir. <https://www. birgun.net/haber/bosanma-asamasinda-oldugu-kadini-katleden-tuncay- yorulmaz-in-ifadesi-ortaya-cikti-572869>

[9] “Fail erkek, evli olduğu kadını babasının mirasını almadığı için öldürmüş”,
27 Ekim 2024, 24 Ocak 2025 tarihinde erişilmiştir. <https://www.birgun. net/haber/fail-erkek-evli-oldugu-kadini-babasinin-mirasini-almadigi-icin- oldurmus-570812>

[10] “Kocaeli’nde, 7 yıldır haber alınamayan kadının ailesi tarafından katledildiği ortaya çıktı!”, 11 Mayıs 2024, 24 Ocak 2025 tarihinde erişilmiştir.
<https://www.birgun.net/haber/kocaeli-nde-7-yildir-haber-alinamayan- kadinin-ailesi-tarafindan-katledildigi-ortaya-cikti-528260>

[11] “Ümraniye’de 3 kadını katleden Suat Güney yakalandı”, 24 Şubat 2024, 24 Ocak 2025 tarihinde erişilmiştir. <https://www.birgun.net/haber/umraniye- de-3-kadini-katleden-suat-guney-yakalandi-509088>

[12] Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, “2024 Yılında Erkekler Tarafından en az 394 Kadın Öldürüldü, 259 Kadın Şüpheli Şekilde Ölü Bulundu.”, 3 Ocak 2025, 24 Ocak 2025 tarihinde erişilmiştir. <https://l24.im/ yYiF>

[13] “Gökdelenden düşerek öldü denilen Arslan’ın notları ortaya çıktı”, 25 Ocak 2025 tarihinde erişilememiştir. <https://www.birgun.net/haber/gokdelenden- duserek-oldu-denilen-arslan-in-notlari-ortaya-cikti-5711149>

[14] “Evli olduğu Emrah Ala tarafından öldürülen kadın, polislerin önünde ölümle tehdit edilmiş”, 26 Eylül 2024, 24 Ocak 2025 tarihinde erişilmiştir.
<https://www.birgun.net/haber/evli-oldugu-emrah-ala-tarafindan- oldurulen-kadin-polislerin-onunde-olumle-tehdit-edilmis-561972>

[15] Sarya Toprak, “Failden ‘aşiretiz’ tehdidi”, 28 Aralık 2024, 24 Ocak 2025 tarihinde erişilmiştir. <https://www.birgun.net/haber/failden-asiretiz- tehdidi-586978>

[16] “Kendisinden ayrılan kadının selasını okutup, ‘Mizah amaçlı yaptım’ diyen erkek tutuklandı”, 2 Ağustos 2024, 24 Ocak 2025 tarihinde erişilmiştir.
<https://www.birgun.net/haber/kendisinden-ayrilan-kadinin-selasini- okutup-mizah-amacli-yaptim-diyen-erkek-tutuklandi-549316>

[17] Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, “2024 Yılında Erkekler Tarafından en az 394 Kadın Öldürüldü, 259 Kadın Şüpheli Şekilde Ölü Bulundu.”, 3 Ocak 2025, 25 Ocak 2025 tarihinde erişilmiştir. <https:// kadincinayetlerinidurduracagiz.net/veriler/3129/2024-yilinda-erkekler- tarafindan-en-az-394-kadin-olduruldu-259-kadin-supheli-sekilde-olu- bulundu>

[18] Sıla Altun, “Devlet kontrolünde kadın cinayeti”, 17 Eylül 2024, 25 Ocak 2025 tarihinde erişilmiştir. <https://ekmekvegul.net/gundem/devlet-kontrolunde- kadin-cinayeti>

[19] Sarya Toprak, “Faile değil kadına uzaklaştırma”, 7 Aralık 2024, 25 Ocak 2025 tarihinde erişilmiştir. <https://www.birgun.net/haber/faile-degil-kadina- uzaklastirma-581951>

[20] “Bir gecede 3 kadın cinayeti”, 15 Ağustos 2024, 25 Ocak 2025 tarihinde erişilmiştir. <https://ekmekvegul.net/gundem/bir-gecede-3-kadin-cinayeti>

[21] “Hastanede kadın cinayeti: Selma Çiftçi, refakatçi olarak yanında kalan oğlu tarafından katledildi”, 4 Nisan 2024, 25 Ocak 2025 tarihinde erişilmiştir.
<https://www.birgun.net/haber/hastanede-kadin-cinayeti-selma-ciftci- refakatci-olarak-yaninda-kalan-oglu-tarafindan-katledildi-519453>

[22] Deniz Kandiyoti’nin erkeklik krizine dair yaptığı yorumlar için bkz. “Prof. Kandiyoti: ‘Toplumsal Cinsiyet Krizi Var, Şiddet Biçim Değiştirdi’”,
26 Şubat 2020, 29 Ocak 2025 tarihinde erişilmiştir. <https://bianet.org/ haber/prof-kandiyoti-toplumsal-cinsiyet-krizi-var-siddet-bicim-degistirdi- 220609>Ayrıca bkz. Feminist Bellek, “Eril Restorasyon”, 6 Ağustos 2023, 29 Ocak 2025 tarihinde erişilmiştir. <https://open.spotify.com/ episode/7f4aFTKxYVDHDkCzEzcXfE?si=25ee57ac2cb646c9>

[23] “Gaziantep’te katliam: Evli olduğu kadını ve kadının kardeşlerini öldürdü,
intihar etti”, 29 Ocak 2024, 25 Ocak 2025 tarihinde erişilmiştir. <https://www. birgun.net/haber/gaziantep-te-katliam-evli-oldugu-kadini-ve-kadinin- kardeslerini-oldurdu-intihar-etti-502242>

[24] “Evli olduğu kadını yaralayıp, çocuğunu ve kayınvalidesini öldüren öğretim görevlisi intihar etti”, 24 Ocak 2024, 25 Ocak 2025 tarihinde erişilmiştir.
<https://www.birgun.net/haber/evli-oldugu-kadini-yaralayip-cocugunu-ve- kayinvalidesini-olduren-ogretim-gorevlisi-intihar-etti-500901>

[25] “Pendik’te okul servisinde cinayet: Şoför, bir kadını silahla öldürdü”, 18 Kasım 2024, 25 Ocak 2025 tarihinde erişilmiştir. <https://www.birgun. net/haber/pendikte-okul-servisinde-cinayet-sofor-bir-kadini-silahla-
oldurdu-576860>

[26] “İki günde dört kadın cinayeti”, 6 Ekim 2024, 25 Ocak 2025 tarihinde erişilmiştir. <https://ekmekvegul.net/gundem/iki-gunde-dort-kadin-cinayeti>

[27] Rapor için bkz. Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, “Türkiye’de Göçmen Kadınlar ve Kadına Yönelik Şiddet”, 27 Ocak 2025 tarihinde erişilmiştir.
<https://morcati.org.tr/wp-content/uploads/2024/08/2-gocmen-komite-rapor. pdf>

[28] “Göçmen kadınlar şiddet kıskacında”, 9 Ağustos 2024, 25 Ocak 2025 tarihinde erişilmiştir. <https://www.birgun.net/haber/gocmen-kadinlar-siddet- kiskacinda-550786>

[29] “Narin Güran cinayetinde gerekçeli karar: ‘Üç sanık iştirak halinde öldürdü’”, 23 Ocak 2025, 25 Ocak 2025 tarihinde erişilmiştir. <https:// medyascope.tv/2025/01/23/narin-guran-cinayeti-davasinda-gerekceli-karar- aciklandi/>

Turkish