Skip to main content

1 Topun Peşinde 22 Kadın

Selen Aktaş

Son yıllarda hem Türkiye’de hem de dünyada kadın sporuna olan ilgi arttı. Bir konu ne kadar popüler hâle gelirse hakkında o kadar çok tartışma yaratıyor. Konu özellikle futbol gibi erkek egemen kültürün hâkim olduğu bir alan olunca tartışmalar giderek alevleniyor. Beni de bu yazıyı yazmaya iten şey kadın futbolunun dünya çapındaki yükselişiyle beraber bu konudaki cinsiyetçi söylemlerin giderek artması oldu. Bu metinde tarihsel bir arka plan da vererek bugünün dünyasında kadın futbolunun kazanımlarını ve sorunlarını aktarıp açılan tartışmaları inceleyeceğim.

Kadın Futbolunun Tarihçesi

Kaynaklarda kadın futbolunun daha çok İngiltere’deki tarihine ulaşmak mümkün, burada kadın futbolunun hikâyesi 1895 yılında başlıyor.1 Bundan önce kadınlar hiç futbol oynamamıştı demek zor ancak bu alanda ulaşabildiğimiz ilk belge 1895 yılında Kuzey Londra’da kadınlar arasında oynanan bir futbol maçına ait. 1. Dünya Savaşı yıllarında da erkekler savaştayken fabrikalarda çalışan kadın işçiler arasında futbol maçları oynanıyordu. 1921 yılına gelindiğinde ise İngiltere’de neredeyse 150 tane kadın futbol kulübü vardı. Maçlar popüler etkinliklerdi ve 45 bin izleyiciye kadar ulaşan maçlar vardı. Daha sonrasında kadınların futbol oynamasıyla ilgili tartışmalar ortaya çıktı. Bazı insanlar futbolun kadınların sağlığına zarar verdiğini düşünüyordu. 1921 yılında İngiltere Futbol Federasyonu kadın sporcuların federasyona bağlı kulüplerin sahalarında futbol oynamasını yasakladı. Federasyon, futbolun kadınlara uygun bir spor olmadığını ve kadınların futbol oynamak konusunda cesaretlendirilmemeleri gerektiğini açıkladı. Bu yasak yüzünden İngiltere’deki kadınlar sadece halka açık sahalarda futbol oynayabildiler. Yasak 50 yıl boyunca yürürlükte kaldı. İngiltere’deki kadınlar federasyona bağlı olan kulüplerin sahalarında oynama hakkını ancak 1971 yılında geri aldılar.

Kadın futbolunun tarihsel gelişimini incelemek istediğimiz zaman bu sporun en büyük etkinliklerinden birisi olan Dünya Kupası tarihçesine de göz atmak gerekir.2 1970 yılında Torino merkezli Bağımsız Avrupa Kadın Futbol Federasyonu (FIEFF) İtalya’da 7 takımın katıldığı gayriresmî bir Dünya Kupası düzenledi. Ertesi yıl da bu turnuvayı tekrarladı. 1972 yılında federasyon kapandığı için bu tarz turnuvalar daha küçük ölçekli olarak devam etti.

1986 yılına gelindiğinde Meksika’daki 45. FIFA Kongresi için Norveç, Ellen Willie’yi delege olarak seçti.3 Ellen Willie, FIFA’da konuşma yapan ilk kadın oldu. Kongredeki konuşmasında kadın futboluna daha çok önem verilmesini ve kadın futbolunun daha iyi tanıtılmasını talep etti. Norveç delegasyonu, kadınlardan oluşan resmî bir Dünya Kupası oluşturulması ve olimpiyat programında kadın futboluna da yer verilmesi gerektiğini belirtti. FIFA bu iki talebi de onayladı.

1988 yılında FIFA tarafından Çin’de 12 takımın katıldığı Dünya Kadınlar Futbol Şampiyonası düzenlendi. Turnuvanın ticari açıdan başarısızlıkla sonuçlanabilme ihtimalini de göz önünde bulunduran FIFA, bu turnuvayı Dünya Kupası olarak adlandırmak istemedi. Beklentilerinin aksine, 500 binden fazla seyirci turnuvayı izledi. Final maçına 65 bin izleyici geldi. Etkinliğin başarısı, FIFA’yı 1991 yılında ilk Kadınlar Dünya Kupası’nı düzenlemeye ikna etti.

Güncel Durum

Bugüne gelecek olursak geçtiğimiz yaz oynanan Kadınlar Dünya Kupası’ndan da anlayabileceğimiz üzere kadın futbolu çok gelişti. Giderek artan rekabet, turnuvaya yeni eklenen ülkeler, seyirci ve forma satış rakamlarındaki yükseliş, daha çok sponsor; bunların hepsi kadın futboluna dair olumlu gelişmeler. Açıkçası bu durum buzdağının görünen yüzü. Sporda, özellikle futbolda cinsiyet temelli eşitsizliklerin bir kısmı hâlâ devam ediyor. Genel olarak kadın futbol takımlarına aynı seviyedeki erkek futbol takımlarına sağlanan imkânlar sağlanmıyor. Burada imkândan kastım ulaşım, konaklama veya tahsis edilen sahalar.

Bugün hâlâ sporculara yönelik profesyonellikten uzak ve absürt olaylar yaşanıyor. Örneğin 2018 yılında futboldaki büyük ödüllerden birisi olan Ballon d’Or ödülü ilk defa kadın futbolculara da verilmeye başlandı ve kazanan sporcu Ada Hegerberg’e ödülü teslim almak için sahneye çıktığında twerk yapmayı bilip bilmediği soruldu.4 Böyle bir sorunun ödülü almaya gelen erkek bir futbolcuya yöneltildiğine daha önce hiç şahit olmadık.

Ücret Eşitsizliği

Neredeyse tüm sektörlerde varlığını sürdüren cinsiyet temelli ücret eşitsizliği sorunu sporda da devam ediyor. FIFA, Kadınlar Dünya Kupası için 2007 yılına kadar dağıtılacak para ödülünün tutarını açıklamıyordu. 2006 Erkekler Dünya Kupası ve 2007 Kadınlar Dünya Kupası için oluşturulan ödül havuzu kıyası grafikteki gibi:5

Son iki Dünya Kupası’nı kıyaslayacak olduğumuzda ise tablo şu hâli alıyor:

Grafik 1: 2006 Erkekler Dünya Kupası ve 2007 Kadınlar Dünya Kupası’nın ödül havuzu kıyasları (Sayılar milyon dolar birimindedir.)

Grafik 2: 2022 Erkekler Dünya Kupası ve 2023 Kadınlar Dünya Kupası’nın ödül havuzu kıyasları (Sayılar milyon dolar birimindedir.)

Kadın futbolu için durumun iyiye gittiğini ama eşitliğin yakalanamadığını söylemek mümkün. Yine de mücadelenin eşitliğe yaklaştırdığını görmek umut verici.

Kadın sporcuların eşit ücret talebi hâlâ devam ediyor. 2019 Dünya Kupası final maçında taraftarların eşit ücret sloganları oldukça dikkat çekti.6 FIFA’nın ödül havuzundaki para miktarının her geçen turnuvada artması da elde edilen kazanımlardan biri. Amerika’da kadın futbolcuların mücadeleleri sonucu FIFA’nın kadın ve erkek milli takımlarına verdiği ödül tutarı ortak bir havuzda toplanıp eşit bir şekilde dağıtılıyor. Bu da FIFA’nın turnuvalardaki ödül tutarlarını eşitlemek için bulunmuş başka bir çözüm.

Sporcuların ücret eşitliği talebine karşı olan birçok kişi var ve temel argümanları hem kadınların oynadıkları liglerin hem de Kadınlar Dünya Kupası’nın erkeklerinkine oranla çok daha az gelir elde etmesi. Sporun da bir sektör olduğunu, paranın havadan gelmediğini, ücret eşitliği talebini destekleyenlerin ya futboldan ya da para yönetiminden anlamadığını belirten cümleler kuruyorlar.7 Tabii ataerkinin ikiyüzlülüğü burada da karşımıza çıkmakta gecikmiyor. İngiltere’de kadınların 50 yıl futbol oynamasını kısıtlayan, yüzyıllardır cinsiyet rolleriyle kadını spor alanından dışlayan sistem; şimdi de kadın turnuvaları, erkek turnuvaları kadar gelir getirmediği için kadınlar daha az kazanıyor demekte sorun görmüyor. Eşitsizliğin derinine inip sorunları çözmektense bunu ekonomik sistemin bir sonucu olarak açıklayarak işin kolayına kaçılıyor.

Kadınların ilk Dünya Kupası erkeklerinkinden 60 yıl sonra oynandı, 60 yıllık bir geride bırakılışın açığını kapatmak için mücadele etmeyip bu durumu kabul etmekle eşitlik sağlanamaz. Kadınların hak ettiklerini talep etmeleri en doğal hakları. Üstelik FIFA’nın ödül havuzundaki eşitsizliği gideremeyecek bir durumu da yok, sadece 2019-2022 yılları arasındaki geliri 7,57 milyar dolar.8 Gideri ise 6,3 milyar dolar olarak gözüküyor.9 Eğer FIFA, kadınlar ve erkekler Dünya Kupaları’nda ödül havuzunu eşit tutarda belirleseydi, yalnızca 290 milyon dolar daha az kazanırdı. Bu da yaklaşık 1,4 milyar dolar olan kârını 1,1 milyar dolara düşürürdü. Eşit ücret sağlandığında erkek futbolcuların veya taraftarlarının kaybedeceği bir şey yok. Kârı azalacak olan yalnızca FIFA’nın kendisi. Eşitliğin sağlanmaması sadece FIFA’dan para kazanan zenginlerin daha da zenginleşmesine sebep oluyor.

Cinsel Taciz

Spor alanında karşılaşılan en büyük sorunlardan biri de cinsel taciz. Sporcuları cinsel olarak istismar eden kişiler, genelde sporcular üzerinde otorite kurma imkanına sahip olan resmî görevliler ya da antrenörleri oluyor. Cinsel istismar vakalarında şikayetçi olmanın sporcuları zor durumda bırakabilecek olması da sorunu derinleştiriyor. Eğer sporcuların şikâyeti görmezden gelinirse kariyerlerinin bitmesi tehlikesiyle karşılaşabiliyorlar.10

Bu konuda en son yaşanan olaylardan birisi 2023 Kadınlar Dünya Kupası finali madalya töreni esnasında, İspanya Futbol Federasyonu başkanı Luis Rubiales’in, İspanyol futbolcu Jenni Hermoso’yu oyuncunun rızası olmadan öpmesi oldu.11 Ertesi gün Luis Rubiales bu olaydan rahatsız olanlardan özür diledi. İspanya Başbakanı, federasyon başkanını istifaya çağırdı, FIFA ise hakkında disiplin süreci başlattı. Luis Rubiales, İspanya Futbol Federasyonu’nun bir toplantısında istifa etmeyeceğini açıkladı, öpücüğün rızaya dayalı olduğunu iddia etti. Bu konuşmayı alkışlayanlar arasında, İspanya Kadın Futbol Milli Takımı’nın Başantrenörü Jorge Vilda da bulunuyordu. Konuşmanın ardından Jenni Hermoso, yaşanılanın rızaya dayalı olmadığını sosyal medyada yaptığı bir paylaşımla açıkladı.12 İspanya hükümeti, Rubiales’in uzaklaştırılması için yasal işlem başlattı ve savcılar konu hakkında soruşturma açtılar. Bu süreçte Kadınlar Dünya Kupası’nda oynayan 23 oyuncunun da aralarında bulunduğu 81 İspanyol oyuncu, Rubiales uzaklaştırılana kadar İspanya adına oynamayacaklarını açıkladı. Dünya Kupası’nı kazanan Başantrenör Jorge Vilda, Rubiales’i eleştirmekle yetinirken onun dışında tüm teknik ekip protesto amacıyla istifa etti. Yaşanılanların üstüne Rubiales’in annesi oğlunun haksızlığa uğradığını iddia ederek bir kilisede açlık orucuna girmeye karar verdi. Protestocular Rubiales’in görevden alınması çağrısında bulunmak için Madrid sokaklarına döküldü. Birçok futbol kulübünden ve sporcudan Jenni Hermoso’ya destek açıklamaları gelmeye devam ediyor. Bir yandan daha geniş bir açıdan baktığımızda şu an İspanya takımının şampiyonluğunun konuşulacağı yerde bir cinsel taciz vakasının gündeme geldiğini görüyoruz. Belki de adını hiç anmayacağımız bir adamın yaptığı hareketle kadınların başarısını gölgelediğini söylemek mümkün.

Medya

Futbolun medyadaki görünürlüğü çok yüksek ama bu görünürlükte kadın futbolunun payı özellikle Türkiye’de çok az. TRT Spor’da Kadınlar Dünya Kupası yayınlandı ama bu dört senede bir yapılan turnuvanın dışında televizyonda kadın futbolu izlemek pek mümkün değil.

Bir yandan sosyal medyada son zamanlarda kadın sporuyla ilgili çokça negatif yorum görüyoruz. Kadın futbolunu kimsenin izlemediği ve umursamadığını yazan yorumlarla karşılaşmak mümkün. Aynı zamanda kadınlar yeteri kadar güçlü ve hızlı olmadığı için maçlarının çok sıkıcı olduğunu yazanlar da var. Bunu söyleyen kişilerin gözden kaçırdığı şey, kadınların hız ve kas gücü gerektiren bazı sporlarda en az erkekler kadar popüler olduğu. Voleybola bakarsak yorumların absürtlüğü daha anlaşılır hâle geliyor. Erkek voleyboluyla ilgili paylaşımlara, bazı erkek taraftarların kadın sporuyla ilgili yaptığı gibi erkek voleybolunun sıkıcı olduğunu yazan yorumlar yapılmıyor. Bir başka örnekse Türkiye’den. Türkiye Kadın Milli Voleybol Takımı son Milletler Ligi’nin şampiyonu oldu ve turnuvanın oynandığı esnada Türkiye’de gündem hâline geldi. Bir taraftan bunlar yaşanırken bir taraftan da takımın kaybetmesi ihtimalinde bazı kişilerin, “futbol tayfa”nın yaşayacağı sevinci anlattığı tweet’leri görmek mümkündü.13 Spordaki tüm ilginin kendi branşları ve takımları üzerinde olmasından memnun olan bu grup ilgiyi paylaşmak istemiyor. Buna ek olarak spor alanındaki hâkimiyetlerinin sarsılması onları rahatsız ediyor.

Aslında bu yazının başında da değindiğim gibi bu negatif yorumların gitgide artması kadın futbolunun ve genel olarak kadın sporunun ilerlediğinin bir göstergesi. Geçmişten bugüne seyirci sayılarını inceleyecek olursak da bunun artış eğiliminde olduğunu söylemek mümkün. Peki bu aşağılayıcı yorumların sebebi ne? Bana kalırsa bazı erkekler yıllardır kendilerine ait gördükleri spor alanında kadınların varlığını hazmedemiyorlar, işin içine futbol gibi tamamen erkeklere ait olarak görülen bir branş girince ortalık iyice kızışıyor. Burada yıllardır gerek yasaklarla gerek ataerkinin yarattığı toplumsal cinsiyet rolleriyle sürdürülen spordaki erkek üstünlüğünün çöküş sürecine hep beraber şahit oluyoruz ve bazı kesimler bu değişimden oldukça rahatsız. Örneğin 2023 Kadınlar Dünya Kupası’nda Amerika Milli Takımı’nda oynayan ve sporda ücret eşitliği mücadelesinin sembollerinden biri hâline gelen Megan Rapinoe, son 16 turunda İsveç karşısında penaltılara kalan maçta bir penaltı atışını kaçırdı. Bunun üzerine sosyal medyada hem yerli hem de yabancı futbol hesaplarında “Ücret eşitliği talebinde olan Megan Rapinoe daha bir penaltıyı bile atamıyor.” şeklinde gönderiler ve yorumlar çıkmaya başladı.14 Oysaki kritik anlarda penaltı kaçırmak erkek futbolunda da yaşanan bir durum. Fakat bu hatayı Megan Rapinoe bir kadın futbolcu olarak yaptığında, şampiyonluklarla ve ödüllerle dolu kariyerine rağmen bunun sebebinin cinsiyetine bağlanması çelişkili bir durum.

Sonuç

İçinde bulunduğumuz yüzyıl itibarıyla, artık futbol erkeklere ait bir alan olmaktan çıkmış durumda. Tabii bu durum, uzun yıllardır süren mücadelelerle elde edilmiş. Bir yandan spor; ücret eşitsizliğinin, sunulan imkânlar arasındaki uçurumun, cinsel tacizin ve daha birçok sorunun devam ettiği bir alan. Her ne kadar tam bir eşitlikten bahsetmek hâlâ mümkün olmasa da ilerleyişin umut verici olduğu ve mücadeleye devam edildiği takdirde bir gün eşitliğin yakalanabileceği söylenebilir.

Futbolcular, sporcu olmayan insanlar için de birer rol model olabiliyor. Özellikle daha küçük yaşlardaki oğlanlara rol modellerini sorduğunuzda cevap olarak futbolcu isimlerini duymanız olası. Peki kızlar kimi rol model alacak? Özellikle futbol oynayan kızların şu anda Türkiye medyası yüzünden herhangi bir kadın futbolcuyla tanışıklıkları olduğunu düşünmüyorum. Futbolcu kızlara rol modellerini sorduğunuzda da aldığınız cevap çoğunlukla erkek futbolcular oluyor. Yalnızca 2023 Kadınlar Dünya Kupası’nın TRT Spor’da yayınlanması Türkiye’de kadın futbolunun tanınırlığı için yeterli değil. Türkiye medyasında yazıda İspanya Kadın Milli Futbol Takımı’nda yaşanan tacizin turnuvanın kendisinden daha çok gündem olduğunu söyleyebilirim.

Genel olarak spor, kitleleri etkileme gücüne sahip bir alan. İnsanlar, sporcuları yer yer taklit ediyor yer yer de kendileriyle özdeşleştiriyorlar. Bugünlerde Galatasaraylı futbolcu Icardi’nin saç modelini yaptıran birçok erkek görüyoruz. Yıllardır insanlar sevdikleri sporcuların formalarını giyiyorlar. Sevdikleri sporcular gibi olmak istemek, bir gruba ait hissedebilmek, beraberce kazanmak ve kaybetmek... Bu duyguları hissettiren sporcuların elinde, toplumu yönlendirebilmeye dair ciddi bir güç var. Dolayısıyla spordaki kadın rol modeller, toplumda bir değişim yaratabilecek güce erişebilir ve gündemi belirler hâle gelebilirler. Kadınların spordaki varlığının, özellikle ergenlik dönemindeki kızları iyi yönde etkilediğini ve onlara örnek olduğunu düşünüyorum. Kızların, spora olan ilgileri fark etmeksizin, kendilerine rol model olarak erkek değil de kadın sporcuları seçtiği bir geleceğe doğru ilerliyoruz.

Turkish